Beni affet kızım Gözümün önünde büyüdün göremedim Beni affet kızım Nasıl sevdim seni gösteremedim
Beni mahvet kızım Bir lafın yeter buna, söylemedim Hadi geç kızım Benim gözümde hiç büyüyemedin
Evlendiğin adam seni benim gibi korur mu? Sen böyle mutluyken içimdeki hüzün sorun mu? Başın sıkışırsa bana söz ver lütfen olur mu? Sen çağır baban hazır.
Söndürmüşüz feneri salaş bir balıkçıda Rengimizi sıyırmışta gitmiş gidenimiz Nur cemalimizin astarı kalmış bi tek O da kaşık kadar..
Vur kadehi ustam bu gecede sarhoşuz Kalan sağlar bizimdir acıdan mayhoşuz İki satırlık adamları musallat ettik ömrümüze Bundandır böyle dibe vuruşumuz
Damla sakız hayallerimize yakamoz vursa Bari öyle canlansa da hayat bulsa Ne iyi olurdu kalbe kan yine Hücum etse…
Vur kadehi ustam bu gecede sarhoşuz Kalan sağlar bizimdir acıdan mayhoşuz İki satırlık adamları musallat ettik ömrümüze Bundandır böyle dibe vuruşumuz.
Alışma bana,ne yapacagım belli olmaz, bugün varım, yarın birden yok olurum... Dokunma bana, kapanmamış yaralarla doluyum, canımı acıtma bi yara da sen açma... Sevme beni, yogun duygularımda kaybolursun, tutuştururum... İsteme beni, yasaklarla bogusursun, engellerle doluyum... Çözmeye çalışma sakın, seninle karışır iyice kördüğüm olurum... Anlama beni, ben kendimi anlarım, ben böyle mutluyum... Aşkı yaşatmamı isteme asla, ben aşka yıllardır inanmıyorum... Güveniyosan kendine inandır beni aşkın varlıgına,sonucunda öyle bi aşk yaşatırım ki, vazgeçemezsin, tutkun olurum... Yıkabilirsen duvarlarımı, sakın bırakma beni, tüm tutkularım ve gücümün arkasında, hala minik bir çocugum, büyütemezsen kaybolurum..
Keşkeleri çıkardım hayatımdan eyvallahlar bana göre değil artık bana göre değil pişmanlıklar keşkeleri çıkardım hayatımdan. ben seni unuturum sevdiğim ela gözlerini bir bardak rakıya gömerim anıları içime yıllar önce bir temmuz gecesinde zamansız bir yağmur altında başlayan o zamansız aşkımızı unuturum ben seni unuturum sevdiğim zaten hayat bir yalan. gece ağır ağır sırtını vermekte sabaha üzerimde eskiden kalma bir sevdanın yorgunluğu yüreğimin kara kaplı defterinde sararmış sayfaların arasında bir adamın yıllar arkasında kalmış suskunluğu var ve küskünlüğü hayata o ki kapanmış bir kapı umutlarıma çaresizliğe bir geçit durma hadi gözlerimden de çekip git çek git gecelerimden bir daha girme düşlerime kanıma girme artık yeter git. kimseler bilmez geceden başka yine yalnızım sokaklar dolusu insan içinde bir ben bir ben yalnızım. gece ağır ağır sırtını vermekte sabaha ne fırtınalar kopar yine içimde bu sevda yakar yüreğimi yıkar derinden susar içimdeki ağıtlar geceler inadına susar ben susarım. an gelir zamanlar dolusu ağlarım ağlarım çocuk gibi ihanet karası gecelerde kıvrandırır bir sancı kahpe bir kurşun gibi arkadan vurur yalnızlık sabahlara kadar ağlarım ağlarım ölesiye. neden içi karanlıktı bu kadar gecelerin neden geceler umut taşımaz sabaha ve neden ağlatır beni bu uzun yolculuklar yeter artık yeter buraya kadar keşkeleri çıkardım hayatımdan eyvallahlar bana göre değil bana göre değil yerli yersiz ağlamak madem ki bir kez yaşanıyor bu hayat kılıcımı çektim kınından kuşandım cesareti ve bitirdim esareti gömdüm denizlere. keşkeleri çıkardım hayatımdan eyvallahlar bana göre değil artık anladım ki insan her an sevebilir mevsimsiz açan bir çiçek gibi dirilir yeniden keşkeleri çıkardım hayatımdan. geleceksen bugün gel yarın çok geç olabilir.
Gidiyor musun diye sorma bana. Gönderen sensin. Ne terk etmeyi istedim seni, ne de daha yasamadigimiz bu askin topraga gömmeyi. Senin kadar öfkeliyim bende senin kadar endiseli... Bir dokunusunla bin kenti yikacak güç verirdin bana, ama inandiramadim seni. Sen sorgularken beni kafanda ben gözlerinin içine bakiyordum kuskuyla. Bir tek sözün baglardi beni sana, oysa sen hep susmanin koynunda...
Askin içine bir kez girdi mi kusku teslim alir bedenleri de. Sütten çikmis ak kasik degildim ama yalani sokmadim iki kisilik dünyamiza. O dünya ki bazen minicik bir odada bazen kentin ortasinda sekillendi. Nasil da güzeldi... Zaten varsin diye her sey güzeldi ama sen buna inanmadin. Ah bu sorular. Yasamak varken sevdayi delice, niye bogariz sorunlarla? Nasil ikna edebilirdim seni? Ben ask dedikçe sen dur dedin. Ben seninleyim dedikçe sen hayir dedin. Zaten az konusan sen olumsuz ne kadar sözcük varsa bulup çikardin ortaya. Ben bir sey diyemedim.
Ne kadar zarar vermisim sana meger... Nasil degistirmisim seni. Oysa hiç böyle düsünmemistim. Kimseye zarar vermek istemem ben. Kimseyi oldugundan farkli bir hala getirmek istemem. Ama öyle oldu iste. Demek ki gitmelerin zamani simdi. Çocukluguna siginir atlatirsin bu aciyi. Ne sevismelerimiz kalir aklinda ne sevda sözlerimiz. Rahat degilim diyordun ya rahat ol artik. Gülüslerini saklaman için bir neden kalmadi. Tedirginliginin sebebi de kalkti ortadan...
Gidisim yürekten degil, zorunluluktan. Sanma ki bu toy sevdayi baska kimliklere tasirim. Sanma ki benden sakladigin gülüsleri yalanci yüzlerde ararim. Seni de götürürüm yüregimde. Yoklugunu tasirim. Bulup bulup kaybettim seni. Ne yazik ki toz-duman edemedim kuskularini, ne yazik ki kalamadin bana. Öpücügümün kokusu kalacak kapinin esiginde. Kokladikça bizi bir yanlisa mahkum ettigini anlayacaksin.
"Ayrılık Sevdi Bizi İçim Hüzün Denizi Çekil Git Desemde Gitme Sevdiğim En Güzel Derdim Sensin Ölüm Seninle Gelsin Bende Git Desemde Gitme"
"Sana Git Dediğim Yalan Yokluğun Bende Kalan Son Sözüm Budur Sakın Sakın Gitme"
Çekil Git Artık Düşlerimden Bıkıp Usanmadın mı Benden Artık ? Gözlerimden Yüreğimden İçimden ...Ve Varolan Her Şeyimden Git Artık..
Dokunma Kirletirsin Beyazları Konuşma Tüketirsin Satırları Mehtabı Bırak Doğan Ayrılık Çekil Git Şafak Gelen Aralık...
Kanıyorum Zaten Uzak Dur Benden Sebebin Olurum Yakanın Olurum Çekil Git Yolumdan Ölümün Olurum ...Ve Git Artık Ne Olursun Git Benden Konuşma Nefesini Al Benliğimden Ben Soluğunu Kesmeden Sus Demeden Sus Ne Olur Söylemeden Git Bir Daha Allah Aşkına Hiç Dönmeden...
Yıkıl Git Artık Hayallerimden Kumdan Evlerin Yıkıldı Artık Taşlarımdan Oyuncaklarımdan Beynimden ...Ve Yaşayan Her Şeyimden Git Artık Uzanma Karaya Çalarsın Günlerimi Söylenme Devrik Tümcelerim Olursun Ne Öznesini Ne Yüklemini Kurtarabilirsin Çekil Git Bırak Bütün Düşüncelerimi...
Yaralıyım Zaten Şöyle Dur Gönlümden Derdin Olurum Korun Olurum Çekil Git Harın Değil Külün Olurum ...Ve Git Artık Ne Olursun Git Git Gözlerimden Kal Yerinde Öylece Ses Etme Mevsimler Solsun Senelerce Mümkünse Çıkmasın O İki Hece Öldü de Bitsin Bu İşkence...
Ya da Bir Sonbahardı Sarardı de Düşen Her Bir Yaprakta Uzaklaştı de De ki Gövdeden Dal Kırıldı Kopan Candı Yıkıldı de Deki Öldü Öldü de... Yaşamaz de Olsun de Deki Bitti Bitti de... Kardı Yağdı Yağmurdu Aktı Sonra Toprağa Karıştı Kurudu de Soldu de... Ne Bileyim İşte Kısaca Öldü de...
...Ve Çekil Git Artık Gölge Etme Alın Yazısı Gibi Görme Değilim Birşeyin Olmadım Hiçbir Şeyin Çekil Git Artık Ne Olur Çekil Git Kötü Söyletme... Yaşamaz de Olsun de Deki Bitti Bitti de... Kardı Yağdı Yağmurdu Aktı Kurudu de... Sonra Toprağa Karıştı Soldu de... Ne Bileyim İşte Kısaca Öldü de... Ne Dersen de...
İzmir'in kızları bir elinde de cımbızları Dişidir, anadır, efedir gidinin tatlı huysuzları Çıktılarmıydı ipek çoraplarla kordon boyuna Savaşta da, aşkta da esaslıdır kadın duruşları Hiçbir topuk tıkırtısı bu kadar Davetkar çalamaz Bir göz vuruşuyla yerle bir eder Böyle bir şey olamaz
İzmir'in kızları Korku yok kitabında Çal bre bir harman dalı, Delikanlı makamında
İzmir'in kızları Ayıptır söylemesi laf aramızda Sevişe sevişe de ölür, Dövüşe dövüşe de icabında Baba sen de ne biçim takardın Kısacık eteklerime benim Merdiven altında Dizimden belime kıvırıverirdim
Balkona çıkar makber okurdum Köprü inlerdi Öyle sert sert bakardın ki Ay! zor yetişirdim
Baba sen anasına bakıp da Kızını almayacaktın Küfürlerine anneannemin Öyle gülmeyecektin
Daha görür görmez Cigarasını tellerdirdiğini Şehriban Hanım’ın Su yeşili gözlerine dalmayacaktın
Seni sevmek diye buna derim ben Sensiz sabahlara ermek Gülmek Seninleyken gülmek Sensiz ne ağlamak ne de ölmek Seni sevmek diye buna derim ben Sevdan kucağımda üç günlük bebek Seni sevmek yaşamak demek
Seni sevmek Yanımdan geçerken kuru bir merhabayla Başımı öne eğmek Korkum Senden aşk dilemek Sevdamı bilmeyip yanımdan geçip giderken Dönüp, rüzgarda uçuşan sarı saçlarını Uzun uzun izlemek
Seni sevmek diye buna derim ben Her yeni gün, yeni bir yangın Her yeni gün yeni bir vurgun yerim Seni sevmek diye buna derim ben Güzel gözlerin ömre ömür katar Bunu bir tek ben bilirim
Sen bu deli aşka kulak asma Olsun Ben sensiz gecelerde ölür ölür dirilirim Her sabah sevginle hayata sarılır Ve her sensiz akşamın sonunda yıkılır giderim
Beni affet kızım Gözümün önünde büyüdün göremedim Beni affet kızım Nasıl sevdim seni gösteremedim
Beni mahvet kızım Bir lafın yeter buna, söylemedim Hadi geç kızım Benim gözümde hiç büyüyemedin
Evlendiğin adam seni benim gibi korur mu? Sen böyle mutluyken içimdeki hüzün sorun mu? Başın sıkışırsa bana söz ver lütfen olur mu? Sen çağır baban hazır.
Söndürmüşüz feneri salaş bir balıkçıda Rengimizi sıyırmışta gitmiş gidenimiz Nur cemalimizin astarı kalmış bi tek O da kaşık kadar..
Vur kadehi ustam bu gecede sarhoşuz Kalan sağlar bizimdir acıdan mayhoşuz İki satırlık adamları musallat ettik ömrümüze Bundandır böyle dibe vuruşumuz
Damla sakız hayallerimize yakamoz vursa Bari öyle canlansa da hayat bulsa Ne iyi olurdu kalbe kan yine Hücum etse…
Vur kadehi ustam bu gecede sarhoşuz Kalan sağlar bizimdir acıdan mayhoşuz İki satırlık adamları musallat ettik ömrümüze Bundandır böyle dibe vuruşumuz.
Alışma bana,ne yapacagım belli olmaz, bugün varım, yarın birden yok olurum... Dokunma bana, kapanmamış yaralarla doluyum, canımı acıtma bi yara da sen açma... Sevme beni, yogun duygularımda kaybolursun, tutuştururum... İsteme beni, yasaklarla bogusursun, engellerle doluyum... Çözmeye çalışma sakın, seninle karışır iyice kördüğüm olurum... Anlama beni, ben kendimi anlarım, ben böyle mutluyum... Aşkı yaşatmamı isteme asla, ben aşka yıllardır inanmıyorum... Güveniyosan kendine inandır beni aşkın varlıgına,sonucunda öyle bi aşk yaşatırım ki, vazgeçemezsin, tutkun olurum... Yıkabilirsen duvarlarımı, sakın bırakma beni, tüm tutkularım ve gücümün arkasında, hala minik bir çocugum, büyütemezsen kaybolurum..
Keşkeleri çıkardım hayatımdan eyvallahlar bana göre değil artık bana göre değil pişmanlıklar keşkeleri çıkardım hayatımdan. ben seni unuturum sevdiğim ela gözlerini bir bardak rakıya gömerim anıları içime yıllar önce bir temmuz gecesinde zamansız bir yağmur altında başlayan o zamansız aşkımızı unuturum ben seni unuturum sevdiğim zaten hayat bir yalan. gece ağır ağır sırtını vermekte sabaha üzerimde eskiden kalma bir sevdanın yorgunluğu yüreğimin kara kaplı defterinde sararmış sayfaların arasında bir adamın yıllar arkasında kalmış suskunluğu var ve küskünlüğü hayata o ki kapanmış bir kapı umutlarıma çaresizliğe bir geçit durma hadi gözlerimden de çekip git çek git gecelerimden bir daha girme düşlerime kanıma girme artık yeter git. kimseler bilmez geceden başka yine yalnızım sokaklar dolusu insan içinde bir ben bir ben yalnızım. gece ağır ağır sırtını vermekte sabaha ne fırtınalar kopar yine içimde bu sevda yakar yüreğimi yıkar derinden susar içimdeki ağıtlar geceler inadına susar ben susarım. an gelir zamanlar dolusu ağlarım ağlarım çocuk gibi ihanet karası gecelerde kıvrandırır bir sancı kahpe bir kurşun gibi arkadan vurur yalnızlık sabahlara kadar ağlarım ağlarım ölesiye. neden içi karanlıktı bu kadar gecelerin neden geceler umut taşımaz sabaha ve neden ağlatır beni bu uzun yolculuklar yeter artık yeter buraya kadar keşkeleri çıkardım hayatımdan eyvallahlar bana göre değil bana göre değil yerli yersiz ağlamak madem ki bir kez yaşanıyor bu hayat kılıcımı çektim kınından kuşandım cesareti ve bitirdim esareti gömdüm denizlere. keşkeleri çıkardım hayatımdan eyvallahlar bana göre değil artık anladım ki insan her an sevebilir mevsimsiz açan bir çiçek gibi dirilir yeniden keşkeleri çıkardım hayatımdan. geleceksen bugün gel yarın çok geç olabilir.
Gidiyor musun diye sorma bana. Gönderen sensin. Ne terk etmeyi istedim seni, ne de daha yasamadigimiz bu askin topraga gömmeyi. Senin kadar öfkeliyim bende senin kadar endiseli... Bir dokunusunla bin kenti yikacak güç verirdin bana, ama inandiramadim seni. Sen sorgularken beni kafanda ben gözlerinin içine bakiyordum kuskuyla. Bir tek sözün baglardi beni sana, oysa sen hep susmanin koynunda...
Askin içine bir kez girdi mi kusku teslim alir bedenleri de. Sütten çikmis ak kasik degildim ama yalani sokmadim iki kisilik dünyamiza. O dünya ki bazen minicik bir odada bazen kentin ortasinda sekillendi. Nasil da güzeldi... Zaten varsin diye her sey güzeldi ama sen buna inanmadin. Ah bu sorular. Yasamak varken sevdayi delice, niye bogariz sorunlarla? Nasil ikna edebilirdim seni? Ben ask dedikçe sen dur dedin. Ben seninleyim dedikçe sen hayir dedin. Zaten az konusan sen olumsuz ne kadar sözcük varsa bulup çikardin ortaya. Ben bir sey diyemedim.
Ne kadar zarar vermisim sana meger... Nasil degistirmisim seni. Oysa hiç böyle düsünmemistim. Kimseye zarar vermek istemem ben. Kimseyi oldugundan farkli bir hala getirmek istemem. Ama öyle oldu iste. Demek ki gitmelerin zamani simdi. Çocukluguna siginir atlatirsin bu aciyi. Ne sevismelerimiz kalir aklinda ne sevda sözlerimiz. Rahat degilim diyordun ya rahat ol artik. Gülüslerini saklaman için bir neden kalmadi. Tedirginliginin sebebi de kalkti ortadan...
Gidisim yürekten degil, zorunluluktan. Sanma ki bu toy sevdayi baska kimliklere tasirim. Sanma ki benden sakladigin gülüsleri yalanci yüzlerde ararim. Seni de götürürüm yüregimde. Yoklugunu tasirim. Bulup bulup kaybettim seni. Ne yazik ki toz-duman edemedim kuskularini, ne yazik ki kalamadin bana. Öpücügümün kokusu kalacak kapinin esiginde. Kokladikça bizi bir yanlisa mahkum ettigini anlayacaksin.
"Ayrılık Sevdi Bizi İçim Hüzün Denizi Çekil Git Desemde Gitme Sevdiğim En Güzel Derdim Sensin Ölüm Seninle Gelsin Bende Git Desemde Gitme"
"Sana Git Dediğim Yalan Yokluğun Bende Kalan Son Sözüm Budur Sakın Sakın Gitme"
Çekil Git Artık Düşlerimden Bıkıp Usanmadın mı Benden Artık ? Gözlerimden Yüreğimden İçimden ...Ve Varolan Her Şeyimden Git Artık..
Dokunma Kirletirsin Beyazları Konuşma Tüketirsin Satırları Mehtabı Bırak Doğan Ayrılık Çekil Git Şafak Gelen Aralık...
Kanıyorum Zaten Uzak Dur Benden Sebebin Olurum Yakanın Olurum Çekil Git Yolumdan Ölümün Olurum ...Ve Git Artık Ne Olursun Git Benden Konuşma Nefesini Al Benliğimden Ben Soluğunu Kesmeden Sus Demeden Sus Ne Olur Söylemeden Git Bir Daha Allah Aşkına Hiç Dönmeden...
Yıkıl Git Artık Hayallerimden Kumdan Evlerin Yıkıldı Artık Taşlarımdan Oyuncaklarımdan Beynimden ...Ve Yaşayan Her Şeyimden Git Artık Uzanma Karaya Çalarsın Günlerimi Söylenme Devrik Tümcelerim Olursun Ne Öznesini Ne Yüklemini Kurtarabilirsin Çekil Git Bırak Bütün Düşüncelerimi...
Yaralıyım Zaten Şöyle Dur Gönlümden Derdin Olurum Korun Olurum Çekil Git Harın Değil Külün Olurum ...Ve Git Artık Ne Olursun Git Git Gözlerimden Kal Yerinde Öylece Ses Etme Mevsimler Solsun Senelerce Mümkünse Çıkmasın O İki Hece Öldü de Bitsin Bu İşkence...
Ya da Bir Sonbahardı Sarardı de Düşen Her Bir Yaprakta Uzaklaştı de De ki Gövdeden Dal Kırıldı Kopan Candı Yıkıldı de Deki Öldü Öldü de... Yaşamaz de Olsun de Deki Bitti Bitti de... Kardı Yağdı Yağmurdu Aktı Sonra Toprağa Karıştı Kurudu de Soldu de... Ne Bileyim İşte Kısaca Öldü de...
...Ve Çekil Git Artık Gölge Etme Alın Yazısı Gibi Görme Değilim Birşeyin Olmadım Hiçbir Şeyin Çekil Git Artık Ne Olur Çekil Git Kötü Söyletme... Yaşamaz de Olsun de Deki Bitti Bitti de... Kardı Yağdı Yağmurdu Aktı Kurudu de... Sonra Toprağa Karıştı Soldu de... Ne Bileyim İşte Kısaca Öldü de... Ne Dersen de...
İzmir'in kızları bir elinde de cımbızları Dişidir, anadır, efedir gidinin tatlı huysuzları Çıktılarmıydı ipek çoraplarla kordon boyuna Savaşta da, aşkta da esaslıdır kadın duruşları Hiçbir topuk tıkırtısı bu kadar Davetkar çalamaz Bir göz vuruşuyla yerle bir eder Böyle bir şey olamaz
İzmir'in kızları Korku yok kitabında Çal bre bir harman dalı, Delikanlı makamında
İzmir'in kızları Ayıptır söylemesi laf aramızda Sevişe sevişe de ölür, Dövüşe dövüşe de icabında Baba sen de ne biçim takardın Kısacık eteklerime benim Merdiven altında Dizimden belime kıvırıverirdim
Balkona çıkar makber okurdum Köprü inlerdi Öyle sert sert bakardın ki Ay! zor yetişirdim
Baba sen anasına bakıp da Kızını almayacaktın Küfürlerine anneannemin Öyle gülmeyecektin
Daha görür görmez Cigarasını tellerdirdiğini Şehriban Hanım’ın Su yeşili gözlerine dalmayacaktın
Seni sevmek diye buna derim ben Sensiz sabahlara ermek Gülmek Seninleyken gülmek Sensiz ne ağlamak ne de ölmek Seni sevmek diye buna derim ben Sevdan kucağımda üç günlük bebek Seni sevmek yaşamak demek
Seni sevmek Yanımdan geçerken kuru bir merhabayla Başımı öne eğmek Korkum Senden aşk dilemek Sevdamı bilmeyip yanımdan geçip giderken Dönüp, rüzgarda uçuşan sarı saçlarını Uzun uzun izlemek
Seni sevmek diye buna derim ben Her yeni gün, yeni bir yangın Her yeni gün yeni bir vurgun yerim Seni sevmek diye buna derim ben Güzel gözlerin ömre ömür katar Bunu bir tek ben bilirim
Sen bu deli aşka kulak asma Olsun Ben sensiz gecelerde ölür ölür dirilirim Her sabah sevginle hayata sarılır Ve her sensiz akşamın sonunda yıkılır giderim