Sıra Dışı Bir Aşk Hikayesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sıra Dışı Bir Aşk Hikayesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
29 Kasım 2013 Cuma
4 Ekim 2011 Salı
Aşık Veysel'in Hikayesi

Anadolu’nun orta vilayetlerinden bir köyde yavaş yavaş güneş batmaya hava kararmaya başlar.
Karanlık iyice çöker köyün üzerine.
Evlerden birinde bir kadın ve adam yatma hazırlığı yapmaktadır.
Erken yatıp yarın sabaha güneş ışığına erken uyanılacaktır.
Adam üzerini değiştirir yatağına yönelir.
Evin penceresinden; karanlık bahçeye vuran ışıkta ağaçların arasında bir gölge belirir.
Kadın pencereden dışarı bakar ve gülümser.
Kadının sevgilisi bahçededir. . .
Tam sözleştikleri gibi sözleştikleri saatte ve yerde adam onu beklemektedir.
Kadın kocasının uyumasından emin olunca
sessizce yataktan kalkar üstünü giyer …
Ve pencereden aşağıya atlar.Başka bir adam içinkadın kocasını terk eder.
Koşarlar iki sevgili….. kaçıyorlar.Tarlaları ovaları aşarlar…..
Anadolu’da bir köy nasıl koşmasınlar ki.
Arkalarından onları kovalayacak onca şey vardır. Namus belası Töre cinayetleri yoksulluk cefa korku.
Arkalarında bunlar varken nasıl durabilirler.
Köyden uzaklaştıklarına iyice emin olunca soluklanmak için dururlar.
Kadın duraksamayı fırsat bilip nefes nefese der ki :
‘Evden çıktığımdan beri ayakkabımın içinde bir şey var beni rahatsız ediyor’ çıkartıp bakar ki…..
ayakkabısının içinde bir tomar para!!!!!
Kocası her şeyin farkında.
Biliyor ki gidecek
‘Beni terk edecek ama bunca yıl çorbasını içtim
çamaşırlarımı yıkadı ütüledi. Bana emeği geçti’
YABAN ELDE MUHTAÇ OLMASIN DİYE ! ! !
O Yoksul köylü;
bütün parasını; başka bir adam için kendisini terk eden
karısının giderek kendinden uzaklaşan adımlarını
attığı ayakkabısının içine koydu.
O güzel insanı O onurlu davranışı sergileyen O terk edilen adamı
HEPİNİZ TANIYORSUNUZ …..
Çünkü O;
Bir dizesinde bize yürekten seslendiği gibi
Uzun ince bir yoldaydı ve gidiyordu gündüz gece...
Etiketler:
AŞK,
Duygusal Hikaye,
Güzel yazı,
Hikaye,
Öykü,
Sıra Dışı Bir Aşk Hikayesi
23 Ocak 2010 Cumartesi
SIRA DIŞI BİR AŞK ÖYKÜSÜ
Moses Mendelssohn hiç yakışıklı bir adam değildi. Çok kısa boyunun olmasının yani sıra, çok garip bir de kamburu vardı.
Moses Mendelssohn, günün birinde Hamburg'da yasayan bir işadamını ziyarete gitti. İşadamının, Frumtje adında çok güzel bir kızı vardı.
Moses, bu güzel kıza umutsuz bir aşkla tutuldu. Fakat güzel kız onun çirkin görüntüsünden ürkmüştü. O nedenle, değil onun sevgisine karşılık vermek, yüzüne bile bakmak istemiyordu.
Ayrılma zamanı geldiğinde Moses, güzel kızın üst kattaki odasına çıktı ve tüm cesaretini toplayarak onunla son kez konuşma girişiminde bulundu.
Kızın güzelliği öylesine olağanüstüydü ki, bir an için onun cennetten geldiğini bile düşündü. Fakat kızın, basını kaldırıp da yüzüne bakmamaktaki direnci, Moses'i çok üzdü. Güçlükle başarabildiği konuşması sırasında çirkin aşık, bu güzel kıza bir soru sordu:
"Evliliklerin kutsal bir özelliği olduğuna inanır misiniz?" dedi.
"Elbette" diyerek yanıtladı güzel kız ve gözlerini yine kaldırmayıp Moses'in yüzüne yine bakmadan, kendi de ona bir soru sordu:
"Peki ya siz?" dedi. "Siz inanır misiniz buna?" Moses bir an bile duraksamadı:
"Evet, ben de inanırım" dedi ve ekledi:
"Biliyor musunuz? Her erkek çocuğu doğduğunda Tanrı, onun evleneceği kızı belirlermiş. Benim doğumumda da, benim evleneceğim kız belirlenmiş ve bana 'Senin karın kambur olacak' demiş. O zaman ben bir istekte bulunmuşum Tanrı’dan.
“Tanrım, kambur bir kadın bir trajedi olur. Lütfen onun kamburluğunu bana ver ve onu güzel bir kadın yap” demişim."
Moses'in bu sözlerinden sonra Frumtje gözlerini yerden kaldırdı, onun gözlerinin içine baktı ve elini uzatıp, Moses'in elini tuttu. Ve daha sonra da onun, sevgili eşi oldu.
Bu anlattığımız bir "peri masalı" değil, ünlü Alman besteci Mandelssohn'un büyükbabası ile büyükannesinin evlenmelerinin öyküsüdür.
Etiketler:
Duygusal Hikaye,
Hikaye,
Sıra Dışı Bir Aşk Hikayesi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Sıra Dışı Bir Aşk Hikayesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sıra Dışı Bir Aşk Hikayesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
29 Kasım 2013 Cuma
4 Ekim 2011 Salı
Aşık Veysel'in Hikayesi

Anadolu’nun orta vilayetlerinden bir köyde yavaş yavaş güneş batmaya hava kararmaya başlar.
Karanlık iyice çöker köyün üzerine.
Evlerden birinde bir kadın ve adam yatma hazırlığı yapmaktadır.
Erken yatıp yarın sabaha güneş ışığına erken uyanılacaktır.
Adam üzerini değiştirir yatağına yönelir.
Evin penceresinden; karanlık bahçeye vuran ışıkta ağaçların arasında bir gölge belirir.
Kadın pencereden dışarı bakar ve gülümser.
Kadının sevgilisi bahçededir. . .
Tam sözleştikleri gibi sözleştikleri saatte ve yerde adam onu beklemektedir.
Kadın kocasının uyumasından emin olunca
sessizce yataktan kalkar üstünü giyer …
Ve pencereden aşağıya atlar.Başka bir adam içinkadın kocasını terk eder.
Koşarlar iki sevgili….. kaçıyorlar.Tarlaları ovaları aşarlar…..
Anadolu’da bir köy nasıl koşmasınlar ki.
Arkalarından onları kovalayacak onca şey vardır. Namus belası Töre cinayetleri yoksulluk cefa korku.
Arkalarında bunlar varken nasıl durabilirler.
Köyden uzaklaştıklarına iyice emin olunca soluklanmak için dururlar.
Kadın duraksamayı fırsat bilip nefes nefese der ki :
‘Evden çıktığımdan beri ayakkabımın içinde bir şey var beni rahatsız ediyor’ çıkartıp bakar ki…..
ayakkabısının içinde bir tomar para!!!!!
Kocası her şeyin farkında.
Biliyor ki gidecek
‘Beni terk edecek ama bunca yıl çorbasını içtim
çamaşırlarımı yıkadı ütüledi. Bana emeği geçti’
YABAN ELDE MUHTAÇ OLMASIN DİYE ! ! !
O Yoksul köylü;
bütün parasını; başka bir adam için kendisini terk eden
karısının giderek kendinden uzaklaşan adımlarını
attığı ayakkabısının içine koydu.
O güzel insanı O onurlu davranışı sergileyen O terk edilen adamı
HEPİNİZ TANIYORSUNUZ …..
Çünkü O;
Bir dizesinde bize yürekten seslendiği gibi
Uzun ince bir yoldaydı ve gidiyordu gündüz gece...
Etiketler:
AŞK,
Duygusal Hikaye,
Güzel yazı,
Hikaye,
Öykü,
Sıra Dışı Bir Aşk Hikayesi
23 Ocak 2010 Cumartesi
SIRA DIŞI BİR AŞK ÖYKÜSÜ
Moses Mendelssohn hiç yakışıklı bir adam değildi. Çok kısa boyunun olmasının yani sıra, çok garip bir de kamburu vardı.
Moses Mendelssohn, günün birinde Hamburg'da yasayan bir işadamını ziyarete gitti. İşadamının, Frumtje adında çok güzel bir kızı vardı.
Moses, bu güzel kıza umutsuz bir aşkla tutuldu. Fakat güzel kız onun çirkin görüntüsünden ürkmüştü. O nedenle, değil onun sevgisine karşılık vermek, yüzüne bile bakmak istemiyordu.
Ayrılma zamanı geldiğinde Moses, güzel kızın üst kattaki odasına çıktı ve tüm cesaretini toplayarak onunla son kez konuşma girişiminde bulundu.
Kızın güzelliği öylesine olağanüstüydü ki, bir an için onun cennetten geldiğini bile düşündü. Fakat kızın, basını kaldırıp da yüzüne bakmamaktaki direnci, Moses'i çok üzdü. Güçlükle başarabildiği konuşması sırasında çirkin aşık, bu güzel kıza bir soru sordu:
"Evliliklerin kutsal bir özelliği olduğuna inanır misiniz?" dedi.
"Elbette" diyerek yanıtladı güzel kız ve gözlerini yine kaldırmayıp Moses'in yüzüne yine bakmadan, kendi de ona bir soru sordu:
"Peki ya siz?" dedi. "Siz inanır misiniz buna?" Moses bir an bile duraksamadı:
"Evet, ben de inanırım" dedi ve ekledi:
"Biliyor musunuz? Her erkek çocuğu doğduğunda Tanrı, onun evleneceği kızı belirlermiş. Benim doğumumda da, benim evleneceğim kız belirlenmiş ve bana 'Senin karın kambur olacak' demiş. O zaman ben bir istekte bulunmuşum Tanrı’dan.
“Tanrım, kambur bir kadın bir trajedi olur. Lütfen onun kamburluğunu bana ver ve onu güzel bir kadın yap” demişim."
Moses'in bu sözlerinden sonra Frumtje gözlerini yerden kaldırdı, onun gözlerinin içine baktı ve elini uzatıp, Moses'in elini tuttu. Ve daha sonra da onun, sevgili eşi oldu.
Bu anlattığımız bir "peri masalı" değil, ünlü Alman besteci Mandelssohn'un büyükbabası ile büyükannesinin evlenmelerinin öyküsüdür.
Etiketler:
Duygusal Hikaye,
Hikaye,
Sıra Dışı Bir Aşk Hikayesi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)