7 Eylül 2010 Salı

KİMSEYE GÜVENMİYECEKSİN





Bir kurdu avcılar fena halde sıkıştırmışlar. Kurt ormanda oraya buraya kaçmakta, ancak peşindeki avcıları bir türlü def edemez. Canını kurtarmak için deli gibi koşarken bir köylüye rastlar. Köylü elinde yabasıyla tarlasına girmektedir. Kurt adamın önüne çöker ve yalvarmaya başlar: "Ey insan, ne olur yardım et bana, peşimdeki avcılardan kaçacak nefesim kalmadı,eğer sen yardım etmezsen biraz sonra yakalayıp öldürecekler."
Köylü bir an düşündükten sonra yanındaki boş çuvalı açar,kurda içine girmesini söyler. Çuvalın ağzını bağlar, sırtına vurur ve yürümeye devam eder.
Birkaç dakika sonra da avcılara rastlar. Avcılar köylüye bu civarda bir kurt görüp görmediğini sorarlar, köylü "görmedim" der ve avcılar uzaklaşır.
Avcıların iyice uzaklaştığından emin olduktan sonra köylü sırtındaki torbayı indirir, ağzını açar, kurdu dışarı salar. "Çok teşekkür ederim" der kurt, "Bana büyük bir iyilik yaptın.", "Önemli değil"der köylü ve tarlasına gitmek üzere yürümeye başlar. "Bir dakika" diye seslenir kurt:
"Çok uzun zamandır bu avcılardan kaçıyorum, çok bitkin düştüm,açım, kuvvetimi toplamam için bir şeyler yemem lazım ve burada senden başka yiyecek bir şey yok."Köylü şaşırır: "Olur mu, ben senin hayatını kurtardım."
"Yapılan iyiliklerden, verilen hizmetlerden daha çabuk unutulan bir şey yoktur" der kurt. "Ben de kendi çıkarım için senin iyiliğini unutmak ve seni yemek zorundayım."
Bir süre tartıştıktan sonra,ormanda karşılarına çıkacak olan ilk üç kişiye bu konuyu sormaya ve ona göre davranmaya karar verirler.

Karşılarına önce yaşlı bir kısrak çıkar. "Ne vefası" der kısrak,"Ben sahibime yıllarca hizmet ettim, arabasını çektim, taylar doğurdum, gezdirdim. Ve yaşlanıp bir işe yaramadığımda beni böylece kapıya koydu..."
Bir sıfır öne geçen kurt sevinirken bir köpeğe rastlarlar.
"Ben hizmetin değerini bilen bir efendi görmedim" der köpek, "Yıllardır sadâkatle hizmet ederim sahibime, koyunlarını korurum, yabancılara saldırırım, ama o
1. beni her gün tekmeler, sopayla vurur..." Kurt köylüye döner, "İşte gördün"der. Köylü De son bir çabayla "Ama üç diye konuşmuştuk, birine daha soralım,sonra beni ye"
diye cevap verir.
Bu kez karşılarına bir tilki çıkar. Başlarından geçenleri,
tartışmalarını anlatırlar. Tilki hep nefret ettiği kurda bir oyun oynayacağı için keyiflenir. "Her şeyi anladım da" der tilki, "Bu küçücük torbaya sen nasıl sığdın?" Kurt bir şeyler söyler, tilki inanmamış gibi yapar:
"Gözümle görmeden inanmam..." İşin sonuna geldiğini düşünen kurt torbaya girer girmez, tilki köylüye işaret eder ve köylü torbanın ağzını sıkıca bağlar.
Köylü eline bir taş alır ve "Beni yemeye kalktın ha nankör yaratık" Diyerek torbanın içindeki kurdu bir süre pataklar. Sonra tilkiye döner "Sana minnettârım, beni bu kurttan kurtardın" der. Tilki de "Benim için bir Zevkti" diye cevap verir.
O an köylünün gözü tilkinin parlak kürküne takılır, bu kürkü satarsa alacağı parayı düşünür ve hiç beklemeden elindeki taşı kafasına vurup tilkiyi öldürür. Sonra da torbanın içindeki kurdu ayağıyla dürter: "Haklıymışsın kurt, yapılan iyilikten daha çabuk unutulan bir şey yokmuş..."

HAYATTA HİÇ BİR ŞEYE GÜVENME, UNUTMA BEYAZ GÜLÜN BİLE GÖLGESİ SİYAHTIR.

YORUM : Kendinize dikkat edin her an herkes tarafından satılabilirsiniz.
Bilmiyorum neden; hikâye bana çok gerçekçi geldi, ibret almak lazım. Dikkat etmek lazım. Bu devirde kimseye güvenilmiyor.

9 yorum:

simple present tense dedi ki...

boşversene!kazıkları yiye yiye olgunlaşmıyor mu insan dediğin... hep böyle olmadı mı? :)

dicle dedi ki...

Kimseye guvenme bence cok kotu bir soz
Ben guven olmadan yasayamam bazen sonu husran olsada
Hikaye cok guzeldi
tesekkurler

Emreabf dedi ki...

Hikaye gerçekten çok iyi ver geçekciymiş.Hatta gerçekliği okadarda gerçek hayatttan bir parça hikaye değil bu...

Sıradan bir balık dedi ki...

Güven olmadan yaşamayamam ki!.karşılaştığım her insanı sorguya çekip,gözaltında bulunduramam ki!.Kendime güvendiğim kadardır karşımdakine güvenim..Ne kadar doğru olursam karşımdaki de o kadar doğru olacaktır bana karşı..Güvensizliği yaşamadım mı,yaşadım taa dibine kadar.."Kimselere güvenmeyeceğim" diyemedim yine de,affettim ve affetmeye de devam ediyorum.Bende ki bu sabır nedir anlayamadım yada anlamlandırmak istemiyorum.

HayatErkegi dedi ki...

çok güzeldi

hazan mevsimi dedi ki...

HAYATTA HİÇ BİR ŞEYE GÜVENME, UNUTMA BEYAZ GÜLÜN BİLE GÖLGESİ SİYAHTIR.
çok güzel emeyinize saglık..

Miyuki dedi ki...

oha hakkaten doğru !

bu arada ben de çok yeniyim olur da beni izler ya da yorumlarsan fena olmaz :))

http://miyukininblogu.blogspot.com

A.Y. dedi ki...

Herkesi kendim gibi görmeyi bırakmam lazım. Benim de başıma bazen bu tür olaylar gelebiliyor.

Teşekkürler hikaye için.

O.K.A.- MAVİ TUTKU dedi ki...

Süper bir hikayeydi ilk defa okudum.
Bu zaman için aslında doğru bir tespit..güvenmeden yaşamak zor ve tatsız, ama sanırım yapacak başka birşey yok.

7 Eylül 2010 Salı

KİMSEYE GÜVENMİYECEKSİN





Bir kurdu avcılar fena halde sıkıştırmışlar. Kurt ormanda oraya buraya kaçmakta, ancak peşindeki avcıları bir türlü def edemez. Canını kurtarmak için deli gibi koşarken bir köylüye rastlar. Köylü elinde yabasıyla tarlasına girmektedir. Kurt adamın önüne çöker ve yalvarmaya başlar: "Ey insan, ne olur yardım et bana, peşimdeki avcılardan kaçacak nefesim kalmadı,eğer sen yardım etmezsen biraz sonra yakalayıp öldürecekler."
Köylü bir an düşündükten sonra yanındaki boş çuvalı açar,kurda içine girmesini söyler. Çuvalın ağzını bağlar, sırtına vurur ve yürümeye devam eder.
Birkaç dakika sonra da avcılara rastlar. Avcılar köylüye bu civarda bir kurt görüp görmediğini sorarlar, köylü "görmedim" der ve avcılar uzaklaşır.
Avcıların iyice uzaklaştığından emin olduktan sonra köylü sırtındaki torbayı indirir, ağzını açar, kurdu dışarı salar. "Çok teşekkür ederim" der kurt, "Bana büyük bir iyilik yaptın.", "Önemli değil"der köylü ve tarlasına gitmek üzere yürümeye başlar. "Bir dakika" diye seslenir kurt:
"Çok uzun zamandır bu avcılardan kaçıyorum, çok bitkin düştüm,açım, kuvvetimi toplamam için bir şeyler yemem lazım ve burada senden başka yiyecek bir şey yok."Köylü şaşırır: "Olur mu, ben senin hayatını kurtardım."
"Yapılan iyiliklerden, verilen hizmetlerden daha çabuk unutulan bir şey yoktur" der kurt. "Ben de kendi çıkarım için senin iyiliğini unutmak ve seni yemek zorundayım."
Bir süre tartıştıktan sonra,ormanda karşılarına çıkacak olan ilk üç kişiye bu konuyu sormaya ve ona göre davranmaya karar verirler.

Karşılarına önce yaşlı bir kısrak çıkar. "Ne vefası" der kısrak,"Ben sahibime yıllarca hizmet ettim, arabasını çektim, taylar doğurdum, gezdirdim. Ve yaşlanıp bir işe yaramadığımda beni böylece kapıya koydu..."
Bir sıfır öne geçen kurt sevinirken bir köpeğe rastlarlar.
"Ben hizmetin değerini bilen bir efendi görmedim" der köpek, "Yıllardır sadâkatle hizmet ederim sahibime, koyunlarını korurum, yabancılara saldırırım, ama o
1. beni her gün tekmeler, sopayla vurur..." Kurt köylüye döner, "İşte gördün"der. Köylü De son bir çabayla "Ama üç diye konuşmuştuk, birine daha soralım,sonra beni ye"
diye cevap verir.
Bu kez karşılarına bir tilki çıkar. Başlarından geçenleri,
tartışmalarını anlatırlar. Tilki hep nefret ettiği kurda bir oyun oynayacağı için keyiflenir. "Her şeyi anladım da" der tilki, "Bu küçücük torbaya sen nasıl sığdın?" Kurt bir şeyler söyler, tilki inanmamış gibi yapar:
"Gözümle görmeden inanmam..." İşin sonuna geldiğini düşünen kurt torbaya girer girmez, tilki köylüye işaret eder ve köylü torbanın ağzını sıkıca bağlar.
Köylü eline bir taş alır ve "Beni yemeye kalktın ha nankör yaratık" Diyerek torbanın içindeki kurdu bir süre pataklar. Sonra tilkiye döner "Sana minnettârım, beni bu kurttan kurtardın" der. Tilki de "Benim için bir Zevkti" diye cevap verir.
O an köylünün gözü tilkinin parlak kürküne takılır, bu kürkü satarsa alacağı parayı düşünür ve hiç beklemeden elindeki taşı kafasına vurup tilkiyi öldürür. Sonra da torbanın içindeki kurdu ayağıyla dürter: "Haklıymışsın kurt, yapılan iyilikten daha çabuk unutulan bir şey yokmuş..."

HAYATTA HİÇ BİR ŞEYE GÜVENME, UNUTMA BEYAZ GÜLÜN BİLE GÖLGESİ SİYAHTIR.

YORUM : Kendinize dikkat edin her an herkes tarafından satılabilirsiniz.
Bilmiyorum neden; hikâye bana çok gerçekçi geldi, ibret almak lazım. Dikkat etmek lazım. Bu devirde kimseye güvenilmiyor.

9 yorum:

simple present tense dedi ki...

boşversene!kazıkları yiye yiye olgunlaşmıyor mu insan dediğin... hep böyle olmadı mı? :)

dicle dedi ki...

Kimseye guvenme bence cok kotu bir soz
Ben guven olmadan yasayamam bazen sonu husran olsada
Hikaye cok guzeldi
tesekkurler

Emreabf dedi ki...

Hikaye gerçekten çok iyi ver geçekciymiş.Hatta gerçekliği okadarda gerçek hayatttan bir parça hikaye değil bu...

Sıradan bir balık dedi ki...

Güven olmadan yaşamayamam ki!.karşılaştığım her insanı sorguya çekip,gözaltında bulunduramam ki!.Kendime güvendiğim kadardır karşımdakine güvenim..Ne kadar doğru olursam karşımdaki de o kadar doğru olacaktır bana karşı..Güvensizliği yaşamadım mı,yaşadım taa dibine kadar.."Kimselere güvenmeyeceğim" diyemedim yine de,affettim ve affetmeye de devam ediyorum.Bende ki bu sabır nedir anlayamadım yada anlamlandırmak istemiyorum.

HayatErkegi dedi ki...

çok güzeldi

hazan mevsimi dedi ki...

HAYATTA HİÇ BİR ŞEYE GÜVENME, UNUTMA BEYAZ GÜLÜN BİLE GÖLGESİ SİYAHTIR.
çok güzel emeyinize saglık..

Miyuki dedi ki...

oha hakkaten doğru !

bu arada ben de çok yeniyim olur da beni izler ya da yorumlarsan fena olmaz :))

http://miyukininblogu.blogspot.com

A.Y. dedi ki...

Herkesi kendim gibi görmeyi bırakmam lazım. Benim de başıma bazen bu tür olaylar gelebiliyor.

Teşekkürler hikaye için.

O.K.A.- MAVİ TUTKU dedi ki...

Süper bir hikayeydi ilk defa okudum.
Bu zaman için aslında doğru bir tespit..güvenmeden yaşamak zor ve tatsız, ama sanırım yapacak başka birşey yok.

Popüler Yayınlar