12 Eylül 2011 Pazartesi

APTAL ADAM






Bir adam halinden yakınır dururmuş:"Çalışıyorum didiniyorum sonunda ancak geçinebiliyorum.Üstelik tek başınayım,kimsem yok."Böyle mutsuz bir şekilde sızlanıp dururken, bir karar vermiş:Yollara düşüp bir melek bulacak,halini anlatıp ondan bu haksızlığı düzeltmesini isteyecekmiş.Yola koyulmuş.Dağda giderken bir kurtla karşılaşmış.Ayakta zor durabilen,bir deri bir kemik kalmış kurt,adama yaklaşmış,nereye gittiğini sormuş.Adam derdini anlatmış,"Bir melek arıyorum.Onu bulup bana yapılan haksızlığı düzeltmesini isteyeceğim."Bunun üzerine kurt," Bana da bir iyilik yapar mısınız?" demiş."Ben de gece gündüz dolaşıyorum,bir lokma yiyecek zor buluyorum.O meleğe benden söz et.Böyle açlıktan ölen kurt da olur muymuş de."Adam tekrar yola koyulmuş.Çok geçmeden karşısına güzel bir kız çıkmış.Kız da ona nereye gittiğini sormuş.Hikayesini dinledikten sonra adamın ellerine sarılmış:"Yalvarırım,o meleğe benim durumumu anlatın.Gencim,güzelim,zenginim,her şeyim var ama mutsuzum.Mutluluğa ulaşabilmek için ne yapmam lazım,ne olur o meleğe sor."
Adam, melekle kız için de konuşacağına söz vermiş ve yola devam etmiş.Yorulduğu bir sırada bir ağacın altına uzanmış.Fakat çevresi yemyeşil olan bu ağacın neredeyse tek yaprağı bile yokmuş.Tabii ağaç, bu duruma çok üzülüyormuş.Adamın meleğe gittiğini anlayınca,"Ne olur o meleğe benim durumumu da sor." demiş.
Adam, ağaca da,"Peki" dedikten sonra yola koyulmuş.Nihayet bulmaktan ümidini kestiği sırada melek karşısına çıkıvermiş.Adam derdini anlatmış:
"Gece gündüz demeden çalışıyorum.Dünyanın hiçbir nimetinden yararlanamıyorum.Acınacak bir hayatım var.Benden çok daha az çalışıp çok daha fazla sefa süren bir çok insan var.Söyler misin; eşitlik,hak,adalet bunun neresinde?"
Adamı dinleyen melek"Tamam,tamam"demiş.Zengin ve mutlu olabilmen için sana bir şans veriyorum.Şimdi geldiğin yoldan evine geri dön."
Meleğin bu sözleri üzerine rahatlamış adam ve kurdun,kızın ve ağacın ricalarını da meleğe söylemiş.Melek onlar için de bir şeyler söylemiş.Adam bunları dikkatle dinlemiş ve dönüş yoluna koyulmuş.Uzun bir yolculuğun ardından ağacın yanına gelmiş ve meleğin söylediklerini anlatmış:
"Köklerinin tam yanında gömülü altın dolu bir sandık varmış.Bu yüzden beslenemiyormuşsun.Beslenemediğin için yaprağın ve meyven yokmuş.Sandık çıkarılırsa seninde meyven ve yaprağın olacak."
"Yaşasın" demiş ağaç."Çabuk orasını kaz ve sandığı çıkar."
"Hayır" demiş adam,"melek bana kendi şansımı verdi.Evime dönmem lazım."
Yoluna devam etmiş.Genç kız bıraktığı yerde onu beklemekteymiş. Ona,"Sevinçlerini ve acılarını paylaşabileceğin birini bulup da evlenirsen tüm dertlerin hallolacak,mutlu olacaksın."demiş.O zaman kız,"Hadi seninle evlenelim,mutlu olmaya çalışalım."diye atılmış.
Adam,"Hayır,olmaz.Buna zamanım yok,melek benim şansımı verdi,bir an önce evime gitmeliyim.Sen de kendine artık bir koca bul."demiş.
Çok geçmeden o zayıf, bir deri bir kemik kalmış kurt çıkmış karşısına...Adam olanı biteni ona da anlatmış.Kendi şansını bulmak için evine gitttiğini acelesi olduğunu söylemiş."Peki, ya ben?" demiş kurt,"Benim için ne dedi?"
"Senin için ne dediğini ben de anlamadım" demiş adam;"Melek dedi ki, "O kurt yiyecek bir aptal bulamazsa aç ve susuz dolaşmaya mahkumdur."
Kurt,"Ben çok iyi anladım" demiş ve aptalı yemiş.
Öykü, Zorluklara Karşı Kendini Ateşle (Cengiz ERŞAHİN)kitabından alıntıdır..

10 yorum:

ELİF dedi ki...

Çok güzel bir hikaye,paylaşımın için tşkler..
Fırsatlar hep bizim yamacımızda duruyor ama bizim gözlerimiz görmüyor değil mi?

Adsız dedi ki...

çok güzel :)

guguk kuşu dedi ki...

neden bu kadr körüz ve de aptalız

Ferhat Bayram dedi ki...

resimdeki cem adrian mi

DERVİŞ dedi ki...

Resim seçerken google'dan konuya uygun resim seçmeye çalışıyorum. Bu resmi de tesadüfen buldum ve resimdeki kişinin kim olduğunu incelememiştim. Sizin sorunuzdan sonra araştırınca bir kaç yerde Cem Adrian ismine rastladım. Kendi resmi mi yoksa CD kapağında kullandığı bir resim mi bilmiyorum ama Cem Adrian'ın hikayedeki Aptal Adam la en ufak bir ortak yanı yok resim tesadüfen seçilmiştir.

NiRvAnA dedi ki...

Uzun süreden sonra yine girdim bloga ve yarım saat içerisinde ikinci bir kurt içerikli konuyla karşılaştım :)
içime kurt düşürdünüz :p

DERVİŞ dedi ki...

Yeniden merhaba Nirvana. Niçin kurt düştü anlayamadım. Umarım beğenmişsinizdir yazıyı. :)

NiRvAnA dedi ki...

Merhaba DERVİŞ :) yazıyı çok beğendim, teşekkür ederim.
Geçen gün uzun zamandan sonra blog'a girdim, ilk girdiğim konu başka bir arkadaşın blog sayfasındandı ve kahramanımız bir kurt idi. Buraya geldim sonra başka bir yere uğramadan ve kahramanımız yine kurt :)
bugün oldu ve ilginç birşey oldu, istemesem de düşmanımın olduğunu öğrendim bugün, bu bir işaret mi yoksa tesadüf mü bilemedim.

DERVİŞ dedi ki...

Sevgili Nirvana her insanın seveni olduğu gibi düşmanı da olur. Sen canını sıkma. Şems'in Kırk Kural ında

"Otuz Altıncı Kural:
Hileden, desiseden endişe etme. Eğer birileri sana tuzak kuruyor, zarar vermek istiyorsa, Tanrı da onlara tuzak kuruyordur. Çukur kazanlar, o çukura kendileri düşer. Bu sistem karşılıklar esasına göre işler. Ne bir katre hayır karşılıksız kalır, ne bir katre şer. O’nun bilgisi dışında yaprak bile kıpırdamaz. Sen sadece buna inan!" der. Umarım her şey gönlünce olur.

Ecehan dedi ki...

Güzelll...

12 Eylül 2011 Pazartesi

APTAL ADAM






Bir adam halinden yakınır dururmuş:"Çalışıyorum didiniyorum sonunda ancak geçinebiliyorum.Üstelik tek başınayım,kimsem yok."Böyle mutsuz bir şekilde sızlanıp dururken, bir karar vermiş:Yollara düşüp bir melek bulacak,halini anlatıp ondan bu haksızlığı düzeltmesini isteyecekmiş.Yola koyulmuş.Dağda giderken bir kurtla karşılaşmış.Ayakta zor durabilen,bir deri bir kemik kalmış kurt,adama yaklaşmış,nereye gittiğini sormuş.Adam derdini anlatmış,"Bir melek arıyorum.Onu bulup bana yapılan haksızlığı düzeltmesini isteyeceğim."Bunun üzerine kurt," Bana da bir iyilik yapar mısınız?" demiş."Ben de gece gündüz dolaşıyorum,bir lokma yiyecek zor buluyorum.O meleğe benden söz et.Böyle açlıktan ölen kurt da olur muymuş de."Adam tekrar yola koyulmuş.Çok geçmeden karşısına güzel bir kız çıkmış.Kız da ona nereye gittiğini sormuş.Hikayesini dinledikten sonra adamın ellerine sarılmış:"Yalvarırım,o meleğe benim durumumu anlatın.Gencim,güzelim,zenginim,her şeyim var ama mutsuzum.Mutluluğa ulaşabilmek için ne yapmam lazım,ne olur o meleğe sor."
Adam, melekle kız için de konuşacağına söz vermiş ve yola devam etmiş.Yorulduğu bir sırada bir ağacın altına uzanmış.Fakat çevresi yemyeşil olan bu ağacın neredeyse tek yaprağı bile yokmuş.Tabii ağaç, bu duruma çok üzülüyormuş.Adamın meleğe gittiğini anlayınca,"Ne olur o meleğe benim durumumu da sor." demiş.
Adam, ağaca da,"Peki" dedikten sonra yola koyulmuş.Nihayet bulmaktan ümidini kestiği sırada melek karşısına çıkıvermiş.Adam derdini anlatmış:
"Gece gündüz demeden çalışıyorum.Dünyanın hiçbir nimetinden yararlanamıyorum.Acınacak bir hayatım var.Benden çok daha az çalışıp çok daha fazla sefa süren bir çok insan var.Söyler misin; eşitlik,hak,adalet bunun neresinde?"
Adamı dinleyen melek"Tamam,tamam"demiş.Zengin ve mutlu olabilmen için sana bir şans veriyorum.Şimdi geldiğin yoldan evine geri dön."
Meleğin bu sözleri üzerine rahatlamış adam ve kurdun,kızın ve ağacın ricalarını da meleğe söylemiş.Melek onlar için de bir şeyler söylemiş.Adam bunları dikkatle dinlemiş ve dönüş yoluna koyulmuş.Uzun bir yolculuğun ardından ağacın yanına gelmiş ve meleğin söylediklerini anlatmış:
"Köklerinin tam yanında gömülü altın dolu bir sandık varmış.Bu yüzden beslenemiyormuşsun.Beslenemediğin için yaprağın ve meyven yokmuş.Sandık çıkarılırsa seninde meyven ve yaprağın olacak."
"Yaşasın" demiş ağaç."Çabuk orasını kaz ve sandığı çıkar."
"Hayır" demiş adam,"melek bana kendi şansımı verdi.Evime dönmem lazım."
Yoluna devam etmiş.Genç kız bıraktığı yerde onu beklemekteymiş. Ona,"Sevinçlerini ve acılarını paylaşabileceğin birini bulup da evlenirsen tüm dertlerin hallolacak,mutlu olacaksın."demiş.O zaman kız,"Hadi seninle evlenelim,mutlu olmaya çalışalım."diye atılmış.
Adam,"Hayır,olmaz.Buna zamanım yok,melek benim şansımı verdi,bir an önce evime gitmeliyim.Sen de kendine artık bir koca bul."demiş.
Çok geçmeden o zayıf, bir deri bir kemik kalmış kurt çıkmış karşısına...Adam olanı biteni ona da anlatmış.Kendi şansını bulmak için evine gitttiğini acelesi olduğunu söylemiş."Peki, ya ben?" demiş kurt,"Benim için ne dedi?"
"Senin için ne dediğini ben de anlamadım" demiş adam;"Melek dedi ki, "O kurt yiyecek bir aptal bulamazsa aç ve susuz dolaşmaya mahkumdur."
Kurt,"Ben çok iyi anladım" demiş ve aptalı yemiş.
Öykü, Zorluklara Karşı Kendini Ateşle (Cengiz ERŞAHİN)kitabından alıntıdır..

10 yorum:

ELİF dedi ki...

Çok güzel bir hikaye,paylaşımın için tşkler..
Fırsatlar hep bizim yamacımızda duruyor ama bizim gözlerimiz görmüyor değil mi?

Adsız dedi ki...

çok güzel :)

guguk kuşu dedi ki...

neden bu kadr körüz ve de aptalız

Ferhat Bayram dedi ki...

resimdeki cem adrian mi

DERVİŞ dedi ki...

Resim seçerken google'dan konuya uygun resim seçmeye çalışıyorum. Bu resmi de tesadüfen buldum ve resimdeki kişinin kim olduğunu incelememiştim. Sizin sorunuzdan sonra araştırınca bir kaç yerde Cem Adrian ismine rastladım. Kendi resmi mi yoksa CD kapağında kullandığı bir resim mi bilmiyorum ama Cem Adrian'ın hikayedeki Aptal Adam la en ufak bir ortak yanı yok resim tesadüfen seçilmiştir.

NiRvAnA dedi ki...

Uzun süreden sonra yine girdim bloga ve yarım saat içerisinde ikinci bir kurt içerikli konuyla karşılaştım :)
içime kurt düşürdünüz :p

DERVİŞ dedi ki...

Yeniden merhaba Nirvana. Niçin kurt düştü anlayamadım. Umarım beğenmişsinizdir yazıyı. :)

NiRvAnA dedi ki...

Merhaba DERVİŞ :) yazıyı çok beğendim, teşekkür ederim.
Geçen gün uzun zamandan sonra blog'a girdim, ilk girdiğim konu başka bir arkadaşın blog sayfasındandı ve kahramanımız bir kurt idi. Buraya geldim sonra başka bir yere uğramadan ve kahramanımız yine kurt :)
bugün oldu ve ilginç birşey oldu, istemesem de düşmanımın olduğunu öğrendim bugün, bu bir işaret mi yoksa tesadüf mü bilemedim.

DERVİŞ dedi ki...

Sevgili Nirvana her insanın seveni olduğu gibi düşmanı da olur. Sen canını sıkma. Şems'in Kırk Kural ında

"Otuz Altıncı Kural:
Hileden, desiseden endişe etme. Eğer birileri sana tuzak kuruyor, zarar vermek istiyorsa, Tanrı da onlara tuzak kuruyordur. Çukur kazanlar, o çukura kendileri düşer. Bu sistem karşılıklar esasına göre işler. Ne bir katre hayır karşılıksız kalır, ne bir katre şer. O’nun bilgisi dışında yaprak bile kıpırdamaz. Sen sadece buna inan!" der. Umarım her şey gönlünce olur.

Ecehan dedi ki...

Güzelll...

Popüler Yayınlar